• -
1.022 kez görüntülendi

Kapitalizm Hiçbir Sevgiyi Ölçemez

Kapitalizm Hiçbir Sevgiyi Ölçemez
14 Mayıs 2018 11:37

Ölçemez çünkü kapitalizm merkezine maddeyi alır ve merkezine maddeyi alan hiçbir anlayış, merkezine maneviyatı alan bir değeri belirleyemez.

Ama kapitalizm dün tüm insanlığın, annesine olan sevgisini ölçmeye çalıştı. Kalkıştı.

Dün dünya genelinde kutlanan Anneler Günü’nde evladını yitiren anneler, annesini yitiren evlatlar, bir takım gerekçelerle anne olamayacak herkes göz ardı edildi.

Sevginin değerini, para ölçtü.

***

Anneler Günü, bizlere öğretildiği kadarıyla annesinin ölümüne çok üzülen Anne Javis isminde Amerikalı bir kadın, annesinin hatırasını yaşatmak için yılın bir gününün Anneler Günü olarak kutlanması için teklifte bulunur. O gün bugündür mayıs ayının ikinci pazarını Anneler Günü olarak kutlamaktayız. Ama hikâyenin aslı bundan ibaret değil. Anneler Günü’nün çıkış hikâyesini, 2013 yılında yayınına son verilen NTV Tarih Dergisi’nin tesadüfen edindiğim bir sayısında okumuştum. Asıl hikâye şöyle:

Ann Maria Jarvis, 1832 ile 1905 yılları arasında yaşamış bir aktivisti. Virginia eyaletinde hem öğretmenlik yapan hem de işçilerin sağlığı ve iş güvenliği iyileşsin diye çalışmalarda bulundu. Amerikan iç savaşı sırasında anneleri her iki tarafın da yaralılarına bakmaları ve ihtiyaçlarını gidermeleri konusunda teşvik ve organize etti. Savaş bittikten sonra annelerin daha aktif ve daha sosyal olmaları konusunda bir kampanyayı yürüttü ve günümüzün Anneler Günü anlayışının tam tersine “Anne Çalışma Günü” ilan edilsin istedi.

Ann Maria Jarvis 1905’de ölünce misyonunu kızı Anne Jarvis devam ettirdi. Annesinin ölümünün yıl dönümü olan 10 Mayıs 1907’den itibaren 7 yıl boyunca “Anneler Günü”nün resmi olarak ilan edilmesi için uğraştı. Kampanyası 1914’de amacına ulaştı ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Wilson anneler gününü resmen ilan etti. Sembolü de beyaz karanfil oldu.

1920’lere gelindiğinde Anne Jarvis, “Anneler Günü”nün önerdiği biçimdeki manasından kopup ticarileşmesine ve bir hediye alma yarışına dönüşmesine öfkelenmeye başladı. Zira onun istediği herkesin annesine o gün bir mektup yazıp onu ne kadar sevdiğini içtenlikle anlatmasıydı. Kız kardeşiyle beraber kendi yarattığı anneler gününe karşı bir kampanya açtı. Anneler gününün bu haliyle iptal edilmesi için gösteriler düzenledi, ülkenin her tarafına çağrılar yolladı. Bu günü alışveriş için fırsat olarak kullanan mağazalara davalar açmaya kalktı. Protesto gösterilerini o kadar abarttı ki birkaç defa “huzuru bozmaktan” tutuklandı. Bütün servetini harcayarak verdiği mücadele hiçbir yere varmadı. Anneler Günü tam da onun istemediği şekliyle tüm dünyaya bir alışveriş vesilesi olarak yayıldı.

Anneler Günü’nün yaratıcısı Anne Jarvis, hiç evlenmedi, çocuk sahibi olmadı. 84 yaşında, uzun bir hastalık döneminden sonra kör ve sağır bir halde yoksulluk ve yalnızlık içinde bir akıl hastanesinde hayatını kaybetti. 

***

Dün işte böylesi bir günü kutladık. Annemize olan sevgimizi, kapitalizme ölçtürdük. Hâlbuki o kapitalizm ki Ortadoğu’daki kaynakları ele geçirmek için az savaşa sebep olmadı. Az anneyi evlatsız, az evladı annesiz bırakmadı.

Dünün gerçek anlamda yüzü gülen kesimi esnaf olurken vitrindeki o hediyelik eşyalara erişemeyecek olanların ruh halini de, evlatsız veya annesizlerin de ruh halini de göz önüne alacak durumda değildi.

Kapitalizm, 8 Mart Dünya Emekçiler Kadın Günü’nün içini boşaltıp bir tüketim günü haline getirmek için de var gücüyle uğraşıyor. Bunu Anneler Günü üzerinden başardı. 8 Mart üzerinden de kısmen tutturdu.

Elbette tüm anneler kutsal, tüm anneler değerdir. Sevgilidir, aşktır. Ama bu sevgiyi, kapitalizm ölçemez. Kapitalizm, hiçbir sevgiyi ölçemez…

Bir Yorum Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. 99 queries in 0,384 seconds.