• -
800 kez görüntülendi

Küsmeyecekseniz tekrar başlayalım :)

Küsmeyecekseniz tekrar başlayalım :)
22 Nisan 2021 22:13

En son Aralık 2018 yılında “Anlatacaklarım var!” adlı yazılarımdan birini yayınladıktan sonra bir daha yazmamaya karar vermiştim.

Bence merak edilecek iki soru vardı.

Neden bıraktın yazmayı ve Neden başladın tekrar yazmaya…

Önce Neden bıraktığımdan bahsedeyim;
Günümüzde olduğu gibi ekonomik sıkıntılar yaşadığımız o günlerde ticaretle uğraşırken aynı zamanda araştırarak yazı yazmak çok meşakkatliydi.

Bununla beraber insan sıfatından çok uzak bir yaralı parmağa tükürecekse onu da menfaat için yapacak insanlar beni çok yordu…

”Sanki ne yaptılar diye söyler gibisiniz, duyuyorum,”

Başlıyorum 🙂
                                               Kısa Kısa Anlatıyorum

  • Pusula dergisi adında çok güzel kaliteli dergi çıkarmaya başladık, çok masraflı bir işti esnaflardan mecbur küçük reklamlar aldık. Esnaf olan aynı zamanda yerel parti başkanlarından birinden de reklam almıştık, dergi yayınlandıktan birkaç ay sonra,

….eleştiri değerinde bir yorum yapılmıştı veya sosyal medyadan yazı yazılmıştı(tam hatırlamıyorum), Arkadaş, derginin bir köşesine kendi firmasına ait 100 TL’lik verdiği reklamı göze alarak ya da bunun cesaretiyle aynen şu kelimeleri kullanmıştı.

  • —“İsmail bey, biz sizinle ticaret yapıyoruz böyle eleştiriler olur mu? Yüz yüze bakıyor ticaret yapıyoruz…”

O anda başımdan kaynar sular döküldü. Nasıl insanlar bunlar belki de ilk defa verdikleri 100 TL’lik reklamın hesabını yapabilecek kadar düşük profildelermiydi dedim bir daha gitmedim zaten…

**********

  • Eski olaylardan bir tanesinden bahsedeyim Ramazan ayındaydık, birini eleştiriyorum gayet makul bir dille köşe yazısı yazıyorum.

Hiç unutmam, teravih namazına yetişmeye çalışırken beyaz bir araç önümü kesti. İki tane takım elbiseli tespihli kişiler önümü kesti.

“sen kimsin bizim patron hakkında yazı yazıyorsun” 🙂 Bir Gülme tuttu, tabi korktum da hani onlar dayılandıkça ben dayılandım, bende sert çıkınca etraf kalabalıklaşınca herhangi bir arbede yaşanmadan arabalarına binip gittiler.

Teravih namazını yarıda bırakmak zorunda kalıp bu sefer ben patronlarının evine gittim(bastım demek isterdim) “sen kimsin bana adamlarını gönderiyorsun” diye tartışıp ayrıldım oradan 🙂 macera üstüne macera…

Detaylara çok girmiyorum ne kadar çok zavallı olduğunu göstermeye çalıyorum sadece…

Bir gün yine;

  • Mübarek birini eleştiriyorum, onlar Müslümansa ben kesinlikle onların dininden değilim diyebileceğim biri. (bunlar hakkında çok konuşmayı da düşünmüyorum)
  • Bu sefer köşe yazısından değil sosyal medyadan iki satırlık bir yazı yazdım, mübarek çıldırdı. Gözü kararmış yanlışlıkla adaşlarımdan birine kavgaya gidiyor “sen neden benim hakkında yazı yazıyorsun” diye 🙂 onu bırakıyor benim olduğumu öğrenince akrabalarım üzerinden “onu öldüreceğim benim hakkımda nasıl böyle bir şey söyler” deyip bir gece yarısı evimi basmak istediler, ama yemedi… 🙂 o gece telefonlar susmadı…

 Bunun detayı var daha sonra belki…

  • Bunu gibi belki onlarca olay daha vardır ama yazıp sıkılmanızı istemem çünkü uzun bir süreç bizi bekliyor. Yazmayı çok seven biriyim ama her şey yazılmıyor maalesef…

Bu arada bu yazdıklarım hakkında hiçbir hukuki işlem yapılmamıştır, çünkü benim onlar hakkında yazdığım her şey doğruydu…

Neden başlıyorum 🙂

Bence geç kaldım bile, küsmeyecekseniz yazışalım bence çok güzel şeyler olabilir… 🙂

2015 yılından bu yana bu meslekle uğraşıyorum, aynı zamanda Dilovası İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirliğini yapıyorum…

Muhabirliği şöyle anlatayım. Üçüncü Sayfa Haberleri; Kaza, yangın, yaşam vb haberleri servis ediyorum bunun dışındaki haberleri zaten kabul etmiyorlar.

Ajansla bağımda hiçbir siyasi haber söz konusu olmadı olmazda. Çünkü ajanslar siyasi konuda direk kendileri iletişim halindelerdir.

Dilovası’nda çok güzel şeyler oluyor, aynı zamanda çok iğrenç durumlarda oluyor, çoğuna şahit oluyorum ama yazmak gelmiyordu içimden… Bir kaçından bahsedeceğim başlık haline bunlar köşe yazısı olarak önümüzdeki yazılarda olacak…

  • Dilovası’nda bana göre ramazan aylarında mükemmel işler yapan Dilovası’nın Taraftar grupları (Beni Gururlandırıyorlar)
  • Dilovası’nı Türkiye’ye hayvan sever olarak anlatan Abdulmenaf Çelik (Beni Gururlandırıyorlar)
  • Dilovası’nı boyayan adam jack sparrow Veysel Algür (Sima olarak Karayıp korsanlarından Siyah İncinin Kaptanına benziyor)
  • Dilovası’nın atom karıncası Hamza Şayir
  • Dilovası meclisinin incisi İnci Aydemir
  • Yeni dönemde derneklerin neden sus pus olduğu
  • Koltuk değiştiren personeller…. J
  • Dernekler Federasyonunun neden yok olduğu
  • Muhalefetin sesi
  • Meclis üyelerinin koltuk sevdası
  • Takım tutar gibi açık açık partileri destekleyen Eğitim Neferleri

ve daha bir çok şey, çok birikmiş ya….

Daha yeni başlarken bile ne kadar yorulacağımı görür gibiyim…

Yazımın sonuna gelirken sizden ricam. Lütfen sizin hakkınızda kim ne derse veya ne yaparsa onunla muhatap olun eğer ben veya diğer arkadaşlar sizinle muhatap olmuyorsa ki, böyle bir şey söz konusu olamaz. Kapımı çalan herkese kapım açıktır.

 “Küsmeyecekseniz tekrar başlayalım”

Sevgi Benden Saygı Sizden olsun…

Bu yazıya 1 Yorum Yapıldı.

  • Aktan
    25 Nisan 2021 08:08

    Çok manidar…

    Dilovası’nda… aslında sadece Dilovası’nda değil…

    Gebze’de, İzmit’te, memlekette…

    Gördüğünü yazmak, mesele haline gelmiş durumda.

    Dilovası’nın kendine has yapısından ötürü bir tık daha zor olabilir ki…

    Zaman zaman Dilovası’na gelip zaman zaman Dilovası haberi yapan biri olarak benim de yaşamışlıklarım var…

    Küsmeyiz., küsmeyiz..

    Sen gene yaz iki gözümün çiçeği…

    Dilovası’nda yıllar sonra belki de ilk defa Dilovalı bir gazeteci, “Gördüğümü yazacağım” diyorsa…

    Şapka çıkartırım.

Bir Yorum Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. 91 queries in 0,326 seconds.