• -
1.092 kez görüntülendi

Tırnak İçinde Tutuklu Bir “Bayram…”

Tırnak İçinde Tutuklu Bir “Bayram…”
30 Nisan 2018 10:03

Aslında o gün, benim için önemli bir gündü ama o günün ne kadar önemli olduğunu, bugün daha iyi anlıyorum. Tam sekiz yıl önce bugün bu zamanlar yurdumun tüm işçileri tek vücut olarak 1 Mayıs kutlaması için Taksim’de buluştu. 1 Mayıs 1977’deki katliamın ardından emekçiye yasaklı Taksim Meydanı’nda o yasak kalkmış, bu kimi çevrelerce iktidarın bir lütfu olarak sunulmak, pazarlanmak istense de emek hareketi Taksim’i söke söke almıştı.

1 Mayıs 2010’daki kutlamanın önemi tüm işçi ve memur sendikalarının, konfederasyonlarının yıllar sonra bir arada kutlama yapmasında yatıyordu. O günden bu yana emek hareketi aynı birlikteliği ne yazık ki sağlayamadı. O miting sonrası yine tek çatı tartışmaları hararet kazanmış ama bırakın tek çatıyı, yine aynı şekilde bir araya gelmeler bile sağlanamamıştı.

Bu yıl da 1 Mayıs yine konfederasyonların açıkladıkları kararlar doğrultusunda, farklı yerlerde kutlanacak. Bu bir bakış açısıyla iyi. Çünkü yaygınlaşıyor. Bir bakış açısıyla ise kötü. Güç dağılıyor.

Hâlbuki geçmişten günümüze gerek ülkemiz gerekse dünyamızda yaşanan emek sermaye gerilimlerinde iktidarın tercih ve tavırlarını sermayeden yana kullanmasında bu tablonun da etkisi var. Dönem ve parti gözetmeksizin iktidarlar, hayli güçlü olan bir yapının dağınık halinden istifade eder. Örneğin 2002’den bu yana 10’un üzerinde greve milli güvenlik gerekçesiyle getirilen yasaklamalarda, sadece iktidarı eleştirmek yetersiz kalır. Bir özeleştiri getirilmeli ve iktidara o yasaklama kararını aldıran cesareti, emeğin bu dağınık halinin de verdiğini göz ardı etmemek lazım.

***

Yerelimize dönecek olursak, bilindiği üzere Türkiye’de 1989 yılındaki bahar eylemleri ile birlikte çok sayıda sendikal birlik kuruldu. O birliktelikler de çok önemliydi. Ancak günümüze kadar sürdürülebilir olanı, ne yazık ki sadece Gebze Sendikalar Birliği ile sınırlı kaldı. Bununla, ‘Gebzeli’ kimliğiyle övünmek, buruk ve yersiz bir övünme olacaktır. Emekçiler ülke genelinde ne yazık ki yerellerinde dahi o birlikteliği sağlayamamışlardır. Gebze Sendikalar Birliği ise kimi zaman dilimlerinde tüm konfederasyonlardan işçi ve memur sendikalarını ortak talepler doğrultusunda bir araya getirmiş, katılımı zaman zaman fevri tavırlardan ötürü fire vermiş olsa dahi mevcut halini korumasını sağlamıştır.

Bu birlikteliğin ne kadar önemli olduğunu şöyle bir örnekle de açmak istiyorum. İçinde bulunduğumuz günlerde Gebze OSB’de kurulu bir fabrikada sendikal örgütlülük sonrası işten çıkartma vakası yaşanmıştır. Aynı fabrikada sekiz sene önce de aynı vaka yaşanmıştı. Aradaki tek fark, örgütlenmek isteyen sendikanın değişik olması. Buradan da şu sonuca varıyoruz. Sermaye emeği sömürürken, hatta Anayasa çiğneyip sendikal örgütlülüğü tanımazken hangi sendikanın örgütlendiğiyle oralı bile değil. Her şekilde kovuyor, işsizliğe mahkûm ediyor.

***

Yarın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü.

Çok bildik tanımlaması ile İşçi Bayramı ya da İşçi “Bayramı.”

Ülkemiz malum koşulları içinde bayram tanımlaması da tırnak içinde tutuklu kalırken gerçek bayram;

Sendikal örgütlenme önündeki tüm engellerin kaldırıldığı,

“Grev yasakla”manın yasak olduğu

Eşit işe eşit ücret ile emekte cinsiyet ayrımcılığının kalktığı

Sendikalar ve konfederasyonların başkanlık ve yöneticiliklerinde daha çok kadın emekçinin yer aldığı…

Ve gerek ülkemiz gerekse dünyamızda emeğin birlikteliğinin sağlandığı zamanlarda kutlanacak,

1 Mayıs işte o zaman bayram olacaktır…

Bir Yorum Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. 106 queries in 0,378 seconds.